Bu proje 11 yıldır devam ediyor ve her yıl 2 milyon çocuğu harekete geçirerek ülke çapında ciddi bir spor kültürü oluşturuyor. Sahada yapılan yetenek taramaları, çocukların atletizme yatkınlıklarını erken yaşta tespit ediyor ve sporun profesyonel tarafıyla bağ kurmalarını sağlıyor.
Projenin eğitim ve saha ayağı Türkiye Atletizm Federasyonu, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik & Spor Bakanlığıile koordineli şekilde yürütülüyor. Bu iş birliği sayesinde hem okul düzeyinde geniş erişim sağlanıyor hem de çocuklara doğru atletizm altyapısı sunulmuş oluyor.
Süreç sadece yarışmayla sınırlı değil. Dereceye giren çocuklar, ödül olarak yılın büyük atletizm etkinliklerine götürülerek gerçek spor atmosferini yerinde deneyimliyor. Örneğin 2024 yılında ödül olarak Paris seyahati düzenlendi ve çocuklar Olimpiyat Oyunları’nı yerinde izleme deneyimi yaşadı. Birçok çocuk için bu, ilham verici bir dönüm noktası haline geldi.
Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı aynı zamanda iletişim, marka deneyimi ve sosyal etki tarafında her yıl farklı platformlardan ödüllere layık görülüyor. Bugüne kadar proje; Stevie Awards, Ace of M.I.C.E., European Excellence, The Hammers, Kristal Elma, Hayal Gücü Ödülleri gibi uluslararası ve ulusal arenadaki saygın organizasyonlar tarafından ödüllendirildi.
2025 yılı özelinde, proje Ace of M.I.C.E.’ta “En İyi Spor Etkinliği” ve “En İyi Çocuk Etkinliği” kategorilerinde iki büyük başarıya imza attı. Bu ödüller, projenin hem sektörel hem de toplumsal etkisinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bugün Türkiye’nin En Hızlısı, sadece sahada değil; iletişim dünyası, reklam ve etkinlik sektörlerinin gözünde de güçlü bir model haline gelmiş durumda. Farklı yaş gruplarından milyonlarca çocukla kurulan bu bağ, hem fiziksel hem sosyal gelişimi destekliyor ve sporun ne kadar erken yaşta fark yaratabileceğini kanıtlıyor.
Kısacası Decathlon Türkiye’nin En Hızlısı —
çocukları spora kazandıran, geleceğin atletlerini keşfeden, ödüllerle tescillenmiş güçlü bir spor hareketidir.